Selülit Tedavisi

Selülit Nedir?

Selülit; bacaklar, kalçalar ve karın bölgesinde portakal kabuğunu andıran girintili çıkıntılı bir görünüme neden olan, zararsız bir durumdur. Genetik yatkınlık, sağlıksız beslenme, egzersiz eksikliği, aşırı kafein tüketimi, sık yüksek topuklu ayakkabı kullanımı ve hormonal dalgalanmalar gibi birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Selülit genellikle yağ dokusunun görünümü olarak düşünülse de, aslında daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Ciltte septum adı verilen bağ dokuları arasına sıkışan yağ hücreleri, bu bantların aşağı doğru çekilmesine neden olur ve bunun sonucunda selülite özgü girintili görünüm oluşur.

Genellikle kadınlarda görülen selülit herhangi bir sağlık sorununa yol açmaz. Ancak görünümünü azaltmak isteyen kişiler kilo verme, egzersiz, masaj, çeşitli krem ve losyonlar gibi yöntemlere başvurabilir. Bu yöntemlerin etkinliği tartışmalıdır. Bu nedenle hastalar, selülitle mücadelede mezoterapi gibi yöntemleri tercih edebilir. Mezoterapi, liposuction gibi invaziv yöntemlere kıyasla selülit tedavisi için daha uygun bir seçenektir.

Selülit Mezoterapisi Nedir? Nasıl Etki Eder?

Selülit mezoterapisinde; ciltteki ödemi azaltan, yağ dokusunu parçalayan ve portakal kabuğu görünümünü azaltmaya yardımcı olan organik silika, DMAE ve karnitin gibi maddeler tedavi edilecek bölgeye enjekte edilir. Bu maddeler aynı zamanda mikrodolaşımı artırır ve aktive eder. Kolajen sentezini uyararak cildin sıkılaşmasını ve yeniden yapılandırılmasını sağlar. Ciltte herhangi bir kesi yapılmadığı için güvenle uygulanabilir ve işlem sonrasında günlük yaşama devam edilebilir.

İşlemin Yan Etkileri Var mıdır?

Mezoterapi invaziv bir yöntem olmamakla birlikte, uygulama sonrasında enjeksiyon bölgesinde kısa süreli şişlik, kızarıklık ve morarma görülebilir. Bu etkiler herhangi bir tedavi gerektirmez ve kısa sürede kendiliğinden geçer.

Kaç Seans Gereklidir?

Selülit mezoterapisinde en iyi sonuçları elde edebilmek için birden fazla seans gerekebilir. Selülitin derecesi, bulunduğu bölge, kişinin yaşı ve cinsiyeti, genetik yatkınlık, daha önce uygulanan tedaviler ve düzenli spor yapıp yapmaması seans sayısını belirleyen faktörlerdir.

Genellikle 1. ve 2. derece selülitte ilk seanstan sonra bile etki görülmeye başlanır ve 2–4 seans yeterli olabilir. Daha ileri evrelerde ise seans sayısı 6–10 arasında planlanabilir. İleri evre selülitlerde mezoterapiye kilo kaybı ve bazı cihaz uygulamaları eklendiğinde daha başarılı sonuçlar elde edilir.

Kimler Selülit Mezoterapisi İçin Uygun Değildir?

  • Hamile ve emziren kadınlar
  • İleri derecede diyabet, kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı olanlar
  • Epilepsi hastaları
  • Kalp pili olan kişiler
  • Kan sulandırıcı tedavi alanlar
  • Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyonu bulunanlar

İşlem Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Seans sonrasında günlük su tüketimi ortalama 2–2,5 litre olmalı, alkol tüketilmemelidir.
  • İşlemden sonraki ilk 24 saat sauna, solaryum ve sıcak duş önerilmez.
  • Uygulama yapılan bölgenin temizliğine dikkat edilmelidir.
  • İşlem sonrasında beslenmeye özen gösterilmeli, dengeli bir diyet uygulanmalıdır.
  • Düzenli egzersiz, uygulamanın etkinliğini artıracaktır.
  • Sigara, alkol ve kafein kullanımının sınırlandırılması işlemin başarısını artırır.
© 2024 Dr. Oktay Halisdemir. All rights reserved.
Web Site Tasarımı