Alın Dolgusu

Alın bölgesi, yüzde yaşlanma belirtilerinin ilk fark edildiği alanlardan biridir. Bu nedenle birçok hasta için önemli bir estetik kaygı oluşturur. Alın bölgesindeki kasların düzenli olarak kasılması, zamanla bu bölgedeki cildin kırışmasına, hacim kaybına uğramasına ve yerçekiminin etkisiyle kaşların düşmesine neden olabilir. Alın gençleştirme denildiğinde akla ilk olarak botoks gelse de;

Alın bölgesine botoks uygulaması her alana yapılamaz. Çünkü bazı noktalara yapılan botoks, kaşların düşmesine yol açabilir. Bu aşamada, botoksun uygulanamadığı alanlarda dermal dolgu uygulamalarından faydalanılabilir. Ayrıca yalnızca botoks ile kırışıklıkların giderilemediği derin alın çizgilerine sahip hastalarda, botoks uygulamasının ardından dolgu tedavisi eklenebilir. Botoks tercih etmeyen ancak alın çizgilerinin görünümünü azaltmak isteyen hastalar için de dolgu uygulaması iyi bir alternatiftir.

İşlem öncesinde uygulama yapılacak alan temizlenir ve lokal anestezi uygulanır. Kanül ile yapılan uygulamalarda çoğu zaman anesteziye gerek duyulmaz. Uygulama iğne veya kanül yardımıyla gerçekleştirilir. Ancak dolgu kararı ve uygulanacak miktar büyük önem taşır. Çünkü fazla dolgu uygulanması durumunda alın bölgesinde kabarıklıklar oluşabilir. Alın bölgesi ince derili bir alan olduğundan, hekiminiz dolgu seçimini buna uygun şekilde yapacaktır.

İşlem sonrasında 24 saat boyunca uygulama bölgesine dokunulmaması, duş alınmaması ve hekiminizin önerilerine uyulması önemlidir.

© 2024 Dr. Oktay Halisdemir. All rights reserved.
Web Site Tasarımı