Göz Altı Işık Dolgusu

Göz altı ışık dolgusu, göz çevresindeki çökük, yorgun ve yaşlı görünümden kurtulmak için en etkili tedavi seçeneklerinden biridir. Hyalüronik asit bazlı enjeksiyon dolguları, göz altındaki hacim kaybını yerine koyarak torbalanma ve morlukların görünümünün iyileştirilmesine yardımcı olur.

12–18 ay kalıcılığı ile göz çevresindeki yaşlanma belirtilerine uzun süreli bir çözüm sunan göz altı ışık dolgusu, uygulama sonrasında anında daha aydınlık, canlı ve genç bir görünüm sağlar. Aynı zamanda göz altındaki hacim kaybına bağlı olarak oluşan çöküklüklerin neden olduğu gölgelenme ve koyu halka görünümünün azaltılmasında da etkilidir.

İşlem öncesinde hekim, yüzün orta bölgesini değerlendirir. Bu bölgede düzleşme varsa, göz altı dolgusu orta yüz dolgusu ile birlikte uygulanmalıdır. Bu sayede göz altına uygulanacak dolgu miktarı azaltılır ve orta yüz dolgusu göz altını destekler. Orta yüz dolgusunun ardından, burun kenarından dudak köşesine uzanan nazolabial çizgilerin belirginliği azalır ve yanak sarkmaları hafifler.

İşlem öncesinde uygulama yapılacak alan temizlenir. Dolgu, iğne veya kanül yardımıyla uygulanır. İşlem sonrasında çökük alanın tamamen doldurulmaması önemlidir. Çünkü bu bölgeye fazla miktarda yerleştirilen hyalüronik asit dolguları, su tutma özellikleri nedeniyle şişkinliğe yol açabilir. Hekiminiz, işlemden yaklaşık 1 ay sonra sizi kontrol muayenesine çağırır. Bu süreçte dolgu yerleşmiş ve su tutma özelliğini kazanmış olur. Eğer bu aşamada bir eksiklik tespit edilirse, kontrol dozu eklenir.

Göz altı dolgularının etki süresi genellikle 1–1,5 yıl olarak belirtilse de, hastalarımızın çoğunda etki daha uzun sürmekte ya da kontrol seanslarında daha az dolgu ihtiyacı olmaktadır. Burada önemli olan nokta, uygulama yapılacak bölgede çöküklüğün bulunmasıdır. Sadece morluk olup çöküklük olmayan hastalarda hyalüronik asit dolgu uygulaması doğru bir tedavi yöntemi değildir. Çünkü uygulanan materyal su tutarak şişkinliğe neden olabilir. Çöküklük olmadan yalnızca morluk sorunu yaşayan hastalarda ise farklı tedavi seçenekleri sunulmaktadır.

© 2024 Dr. Oktay Halisdemir. All rights reserved.
Web Site Tasarımı